MALATYADA YAPILAN SİYASET Mİ ? TİCARET Mİ ? HİZMET Mİ ?
- malatyapdev
- 26 dakika önce
- 4 dakikada okunur

Malatya İli Pütürge İlçesi Erdemler Mahallesi 1970'li yıllarda 70 haneli bir köy olarak yaklaşık 500 nüfuslu, kendine has güzellikleri ve misafirperverliği ile bilinmektedir. Artan nüfus ile hasıl olan barınma, arazi ve istihdam ihtiyacından dolayı bölgede en çok göç veren yerleşim yerlerinin başında gelmektedir. 1970 yıllarından günümüze, yaklaşık 50 yılda mevcut nüfusun % 90'ını başta İstanbul olmak üzere büyük şehirlere göç etmiştir. Halihazırda Erdemler Köyü İlimizin 2012 yılında büyükşehir statüsüne geçmesiyle mahalle statüsüne geçmiştir. Göç eden köylüler hiçbir zaman köyü ile bağını kopartmamış olup köy halkları yüz yıllardır bölgede kardeşçe yaşamış, herkes kendi hakkına ve hukukuna, hudutları ve sınırlarına riayet etmiştir.
Bu gün geldiğimiz noktada bunu kendisine fırsata çevirmek isteyen bazı sözde zengin iş adamları devletin gücünü arkasına alarak sınırlarımıza ve hudutlarımıza girerek değerlerimizi gasp etmiş yüzyıllardır kardeşçe yaşadığımız bu topraklarda husumeti tetikleyecek bölgesel dinamikleri yok saymaktadırlar.
Cumhuriyetin ilanından hemen sonra köylerin idari statüsü ve sınır esasları 442 Sayılı Köy Kanunu ile çizilmiş dağlar, dereler, göller, su kaynakları, meralar eski yollar baz alınarak arazideki fiziki şartlara göre belirlenmiştir. Yıllar içinde oluşan anlaşmazlıkları çözmek için 1988 yılında yeni yönetmelikler yürürlüğe girmiş ve en son 2012 yılında yapılan yasal değişiklerle büyükşehir olan illerdeki bazı köy statüleri kalkmış ve bu yerler mahalle veya kırsal mahalleler olmuştur.
Bölgede Değişmeyen tek şey halen ilk günkü gibi her köyün kendi iç dinamikleri ve sınırlarını koruma iç güdüsü olmuştur.
Değişen kanunlar yönetmelikler statülere rağmen her köylü kendi sınırlarındaki değerlerine sahip çıkmaktadır. Bu değerleri hiçe sayarak köyler arasında ve insanlar arasında husumet oluşturabilecek hiçbir eylemin içerisinde olmamak gerekmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve Kanunlarına aykırı iş ve eylemlerden kaçınmak, kanunların emredici hükümlerine uymak, ayrım gözetmeksizin bu ülkenin her bir vatandaşının asli görevi niteliğindedir. Hukuk düzeninin ve insanın insan olmasının sonucu olarak olağan kazanımlar hak ve alacaklar bulunmaktadır. Bu hak ve alacaklar hiçbir kişinin, kurumunun veyahut ayrıcalıklı olduğunu iddia eden kişi ve grupların kontrolüne geçemeyecek, hak ve menfaatler gaspı niteliğindeki hiçbir eyleme konu edilemeyecektir.
Ancak gelinen noktada Erdemler Mahallesi'nde bu anlattıklarımızın aksine olaylar yaşanmaktadır. Erdemler Mahallesi'nde ikamet eden, yaşayan veya ikamet etmese de gönlü, aklı ve fikri burada olan hiç kimsenin vicdanen rahat olmadığı, kabullenemediği idari eylemler tesis edilmektedir.
Önemle vurgulamak gerekir ki Malatya 1. Tüketici Mahkemesindeki dosya derdest olup davalı MASKİ tarafından kararın yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuş, dosya halihazırda Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf incelemesindedir. Şu noktada kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunmadığını önemle vurgulamak gerekir.
Ancak MASKİ tarafımızca nedeni bilinmemekle beraber mahkeme kararını beklemeden abonelik tesisi için kolluk kuvvetleri ile gelerek köy halkının tüm direniş ve karşı koymalarına rağmen kazı çalışmalarına başlanmıştır. Yargıtay içtihatlarında idari şartlar tam olarak olgunlaşmadan altyapı hizmeti verilmesinin hukuka aykırı olduğu açıkça vurgulanmaktadır. Nitekim Yargıtay 3. Hukuk dairesinin 2013/9288 Esas ve 2013/13386 karar sayılı ilamında da belirttiği üzere; kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılarda izin alıncaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden ve tesislerinden faydalandırılamazlar. denilmektedir.
Bu noktada sorulması gereken sorular bulunmaktadır;
Davacı şahsın su abonelik tesisi için yaptığı başvuru MASKİ tarafından yerinde görülmemişken, tüm yargılama süresince Erdemler Köyünde bulunan su şebekesinden su alınmasının, bir başka deyişle abonelik tesisi yapılmasının uygun olmadığı savunulmuşken ve akabinde Malatya 1. Tüketici Mahkemesinin kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunda bulunulmuşken ne oldu da fikir değiştirip yargılama derdest olmasına rağmen abonelik tesisi için çalışmalara başlandı? MASKİ Genel Müdürlüğünün su abonelik tesis edilmesine yönelik fikri hangi gerekçe ile değişmiştir? Tüm yargılama boyunca su altyapısının uygun olmadığını savunan idare, bizim bilmediğimiz hangi altyapısal değişikliğin olduğunu kamuoyuna açıklayabilir mi? Kurum ve şahıslar bu noktada kararın değişmesinde etkisi oldu mu?
Şahsın su aboneliğini alabileceği kendi mahalle sınırları içerisinde bir çok şebeke varken kuş bakışı 2 kilometreye yakın bir mesafede olan başka bir köyden su şebekesi alınmasına hangi siyasetçi veya hangi bürokrat ön ayak olmuştur?
Şahsın köylülerimizi tahrik ve kurumlarımızı zan altında bırakan söylemleri ne anlama gelmektedir? (Biz işimizi hallettik işimizi bağladık, siz hiçbir şey yapamazsınız) söylemleri ne anlama geliyor?
Bu noktada sorulması gereken birkaç soru daha; Bahse konu olan bu yerde iş makineleriyle neden gündüz mesai saatleri içerisinde değil de gece çalışma ve kazılar yaptınız? Orada gece ne aradınız ne buldunuz daha ne arıyorsunuz?
Tüm bu sorulara cevaplar mevcut durumun izah edilmesinde yardımcı olacaktır. Bölgenin ve konunun incelenmesi kamu vicdanı için zaruriyet içermektedir.
Dip not: Daha detaylı bilgiler gerek görüldüğü takdirde ileriki paylaşımlarımızda yayınlanacaktır.

ERDEMLER MAHALLESİ’NDE SU ABONELİĞİ TARTIŞMASI
Mahalle sakinleri, devam eden yargı sürecine rağmen başlatıldığı belirtilen altyapı çalışmalarıyla ilgili açıklama bekliyor.
Malatya’nın Pütürge ilçesine bağlı Erdemler Mahallesi’nde bir su aboneliği için başlatıldığı belirtilen altyapı çalışmaları tartışma konusu oldu. Mahalle sakinleri, söz konusu işlemin daha önce uygun bulunmadığını, buna ilişkin hukuki sürecin ise halen devam ettiğini belirterek MASKİ’den kamuoyuna açıklama yapılmasını istedi.
Yapılan açıklamada, Erdemler’in geçmişte yaklaşık 70 haneli ve 500 nüfuslu bir köy olduğu, yıllar içinde yoğun göç vermesine rağmen köylülerin bölgeyle bağlarını koruduğu ifade edildi. Mahalle sınırları ve ortak kullanım alanlarının uzun yıllardır hassasiyetle korunduğu belirtilerek, köyler ve kişiler arasında huzursuzluğa yol açabilecek uygulamalardan kaçınılması gerektiği vurgulandı.
Açıklamaya göre, su aboneliğiyle ilgili uyuşmazlık Malatya 1. Tüketici Mahkemesi’ne taşındı. MASKİ’nin ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurduğu ve dosyanın Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi’nde incelemede olduğu ileri sürüldü. Buna rağmen abonelik tesisi amacıyla bölgede kazı ve altyapı çalışmalarına başlanmasının soru işaretleri oluşturduğu kaydedildi.
Mahalle sakinleri, yargılama sürecinde mevcut şebekeden su verilmesinin uygun olmadığı savunulurken sonradan hangi teknik veya idari değişikliğin meydana geldiğini soruyor. Ayrıca yaklaşık iki kilometre mesafeden başka bir köyün şebekesinden su götürülmesinin gerekçesinin, karar değişikliğinde herhangi bir kişi ya da kurumun etkisinin bulunup bulunmadığının açıklanmasını talep ediyor.
Tartışmanın bir diğer boyutunu ise çalışmaların gece saatlerinde yapıldığı iddiası oluşturuyor. Mahalle sakinleri, iş makinelerinin neden gündüz yerine gece çalıştığını, bölgede ne arandığını ve yapılan kazıların kapsamını sorarak işlemlerin şeffaf biçimde incelenmesini istiyor.
Açıklamada ayrıca bazı kişilerin “Biz işimizi hallettik, siz hiçbir şey yapamazsınız” şeklinde ifadeler kullandığı öne sürülerek, bu tür söylemlerin köylüler arasında gerginliğe yol açabileceği belirtildi. Mahalle sakinleri, konunun kurumlar tarafından incelenmesini ve tüm işlemlerin hukuka, kamu yararına ve toplumsal huzura uygun şekilde yürütülmesini beklediklerini ifade etti.
Not: Metindeki dava süreci, kurumların tutumu, gece çalışma yapıldığı ve kişilere atfedilen ifadeler, paylaşılan açıklamadaki iddia ve beyanlar esas alınarak haber diliyle aktarılmıştır.



Yorumlar